Yalı Mah. Hürriyet Cad. No:272/1 Aliağa-İZMİR    (232) 616 8222    (531) 495 6957
 Bahçedere Mah. Küme Evleri 63/16A Yenişakran-İZMİR    (505) 065 51 95   

PSİKOLOG KÖŞESİ

Anne baba ve eğitimcilerin çocukları için istedikleri, onun bedensel, duygusal ve zihinsel yönden sağlıklı bir biçimde büyümesi, topluma yararlı, bağımsız bir yetişkin olması ve potansiyelini en üst sınırlara kadar geliştirebilmesidir.

OKULÖNCESİ EĞİTİMİN ÖNEMİ VE OKULA UYUM SÜRECİ

Çocuklarımız ihtiyacı olan bilgi ve becerilerle dünyaya gelmez. Onları geliştiren ve yeni öğrenme fırsatları sağlayan çevre koşullarıdır.Özellikle 0-6 yaş aralığı çocuğun zeka, kişilik ve sosyal davranışlarının şekillenmesi açısından çok önemli bir evredir.Bu erken gelişim dönemlerinde verilen eğitimin de çocukların gelişimleri üzerinde uzun vadeli etkili olduğunu ortaya koyan araştırmalar, özellikle , bu dönemdeki eğitim niteliğini vurgulamaktadır.(Evans,1996;Weikart,1993)

 Bizler, çocuğu tanıyarak , onda var olan gizil yetenekleri ortaya koymayı hedeflemekte ve  çocuğa yeni öğrenme çeşitleri sunarak onun doğuştan getirdiği potansiyeli en üst düzeye çıkarmayı hedeflemekteyiz.Amaç;önce bilgiye ilgi uyandırmak sonrasında ortama uyum ile birlikte onu  işlemektir.

Anaokulu ailenin ötesinde bir dünyanın  keşfine olanak tanıyan bir alandır. Bu alanda çocuk ‘’arkadaş’’ kavramını, kuralları, yemek ve uyku saatlerinin düzenli bir şekilde olduğunu öğrenir.

Anaokulu , çocuğa en iyi örgütlenmiş oyun ortamını sağlayan bir kurum niteliğindedir. Çocuk bu ortamda kendine , bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal gelişim olanağı bulur.Toplu yaşam kurallarına uymayı öğrenir . Yardımlaşma ve iş birliği duygusunu geliştirir. Bu arada , kendi hakkını korurken paylaşmayı ve başkalarının özgürlüğüne saygı duymayı öğrenir.Çocuk bu ortamda dil, psikomotor ve özbakım becerilerini geliştirirken bir yandan da var olan enerjisini ve stresini oyun ile atar, gerilimden arınmasında yarar sağlar. Burası aynı zamanda doğal bir ‘’ terapi’’ ortamıdır.

Peki bu sürece başlangıç ve sonrasında izlenmesi gereken yollar , ebeveyn olarak bu sürece tutumumuz  nasıl olmadır ?

Öncelikle okula başlama , zihinsel, bedensel, duygusal ve sosyal açıdan bir ‘’hazır oluşu ‘’ gerektirir.Bu ‘’ hazır oluş ‘’ olgusunu önce anne-babanın gözlem ve görüşleri, sonrasında okul öğretmen ve psikoloğunun değerlendirmesi sonucu karara varılması sürecedaha sağlıklı adım atabilmeyi sağlar.

Çocuk anaokuluna başladığı zaman aile ortamının dışında kimseyi tanımadığı ve kuralları bilmediği bir ortama girmektedir. Bu yeni Durum ile karşı karşıya kalmak çocukta huzursuzluk yaratabilir ve uyum sorunu yaşatabilir. Bunun yanında çocuk ayrılma korkusu ve kaygısı taşıyabilir. Bu süreçte annenin veya çocuğa yakın diğer aile üyelerinin okulun ilk günlerinde yanında kalmalarını önermekteyim .Bu sayede çocuk ortama ve öğretmenine alışma sürecinde annenin varlığını görerek kendini güvende hisseder ve terkedilme korkusu yaşamaz. Okulun ilk günlerinde çocuğun 2-3 saatlik oyun gruplarına daha sonrasında kademeli olarak yarım gün ve tam gün şeklinde okula verilmesi yine uyum sürecini kolaylaştırır.

 

 

Unutulmamalıdır  ki oryantasyon  sürecinden sonra çocuğunuz sizden ayrılırken sıkıntı yaşıyorsanız ya da okula götürmekte zorluk yaşıyorsanız, bir ya da iki kere neden okula gitmesi gerektiğini açıkladıktan sonra ayrılma anlarını kısa tutmanız yararlı olacaktır. Uzun süreli ikna etme çabaları çocuğunuzun okula  adapte olma süresini uzatır.

ÇOCUĞUN UYUM SÜRECİNİ KOLAYLAŞTIRMAK İÇİN

  • Öncelikle çocuğunuz sizden ilk defa ayrı kalıyorsa kısa süreler halinde alıştırmalar yaparak sizden ayrı kalmasını sağlamalısınız. Birlikte oyun oynaması için bir arkadaşının evine veya yakın çevrenizden tanıdığınız birine bırakabilirsiniz .
  • Çocuğunuza anaokuluna gelmeden neden buraya gelmesi gerektiğini ve burada neler yapacağından bahsedin ve bu zaman diliminde sizin nerde olacağınızdan , okulun nasıl kuralları olduğundan , anne ve babaların oyun alanına giremediğinden ve öğretmenine güvenebileceğinden bahsedin.
  • Çocuğun anaokuluna başlamasında en ufak bir tereddüt yaşanmamalı , bu süreç ile ilgili erteleme veya reddetme gibi olumsuz  olasılıkları yok etmek adına çocuğunla aranıza bir set çekmeli , kararlı olduğunuzu hissettirmelisiniz. Ayrıca aile içinde fikir ayrılığı olmamalı , herkes aynı dili konuşup aynı davranış biçimini çocuğa aktarmalıdır.
  • Çocuğu okula getiren kişi ondan rahatlıkla ayrılabilen bir kişi olmasına dikkat etmelisiniz.
  • Çocuğunuza ayrılacağınızı  söyleyin ama onu mutlaka geri dönüp alacağınızı belirtin . Ona okulda bir zarar gelmeyeceğinden , öğretmeninin yanından ayrılmaması gerektiğinden bahsedin.
  • Anaokuluna gitmesi konusunda kaygılı ve tereddütlü olmayın bunu çocuk hissederse ayrılmak zorlaşacak ve çocuğunuzun kaygılarını pekiştirecektir.
  • Vedalaşmalar uzun sürmemelidir. Çocuğunuz o anda size sarıldığında veya sizinle konuşmaya çalıştığında tepkisiz kalmanız süreci kolaylaştırır. Çocuğunuz ne kadar ağlarsa ağlasın bunun hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini anlamasını sağlamalı ve süreci öğretmeninin yönetmesine izin vermelisiniz .

 

Okula uyum süreci tam anlamıyla bir kolektif çalışmayı gerektirir. Bu çalışma aile başta olmak üzere okul idaresi, öğretmen ve psikolog ekseninde devam eder.Eğer bu sürece yaklaşımınız yukarıda bahsettiğim  maddeleri  dikkate alarak gerçekleşirse çocuğunuzun  okula alışma sürecinde bizlerin  ve en önemlisi çocuklarınızın en büyük destekçisi yine sizler olursunuz.Unutmayın çocuğunuzun okula gitmesi gerektiğini ebeveyni olarak siz bilip , siz karar verebilirsiniz.Çocuğunuzun kendi isteği bu sürece etki etmemelidir.

 

PSİKOLOG

ŞRA KAYA